Şirket sahipleri ve ortakları, hem ticari faaliyetlerini finanse etmek hem de bireysel nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sıklıkla banka kredilerine başvurmaktadır. Özellikle 75.000 TL gibi orta ölçekli ihtiyaç veya ticari krediler, şirket ortaklarının finansal planlamasında önemli bir yer tutar. Ancak işler yolunda gitmediğinde veya ödemelerde aksama yaşandığında, bu kredilerin geri ödemesinin nasıl yapılacağı ve maaşlardan ne kadar kesinti yapılabileceği büyük bir merak konusudur.
Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu çerçevesinde, şirket sahiplerinin hukuki statüsü ile adi çalışanların statüsü birbirinden farklıdır. Şirket sahibi ya da ortağı olan bireylerin bankalardan kullandığı kredilerde, geri ödeme yükümlülükleri ve maaş kesintisi uygulamaları hem Borçlar Kanunu hem de İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre şekillenir. Bu nedenle, olası bir icra takibi veya yasal kesinti durumunda hakların bilinmesi hayati önem taşır.
Türk hukuk sisteminde, borçlunun yaşamını sürdürebilmesi ve asgari geçim şartlarını sağlayabilmesi amacıyla maaş haczi veya kesintilerinde belirli oranlar ve sınırlamalar getirilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'na göre, genel olarak maaşlardan yapılacak haciz veya kesinti oranı brüt veya net maaşın üçte birini (yüzde 33'ünü) geçemez. Ancak şirket sahiplerinin durumu, şirketteki pozisyonlarına ve aldıkları huzur hakkı veya maaş türüne göre değişiklik gösterebilir.
Eğer şirket sahibi, kendi şirketinden sigortalı bir çalışan (4/A SSK) olarak gösteriliyor ve düzenli bir bordrolu maaş alıyorsa, kredi sözleşmesinde yer alan otomatik ödeme talimatları veya icra daireleri aracılığıyla yapılan kesintiler bu yasal sınırlara tabidir. Bankalar, kredi vererken imzalanan sözleşmelerde "maaştan mahsup" yetkisi talep edebilir. Bu yetki, borcun ödenmemesi durumunda yasal sınırlar dahilinde maaş hesabına bloke konulmasını ve kesinti yapılmasını yasal hale getirir.
75.000 TL tutarındaki bir kredinin aylık taksit tutarları, vade süresine ve bankanın uyguladığı faiz oranlarına göre değişiklik gösterir. Örneğin, 12 ay vadeli bir kredinin taksiti ile 36 ay vadeli bir kredinin aylık yükü aynı olmayacaktır. Bankalar, kredi onay sürecinde şirket sahibinin beyan ettiği gelirin ve şirketin mali bilançosunun bu taksitleri rahatlıkla ödeyebilecek düzeyde olmasını şart koşar.
Kredi ödemelerinin aksaması durumunda, bankaların ilk başvurduğu yöntem kredi sözleşmesinde imzalanan "mahsup hakkı"dır. Şirket sahibinin ilgili bankadaki vadesiz hesaplarına giren paralardan (maaş veya ticari kazanç dahil) taksit tutarı doğrudan kesilebilir. Yasal takiplerde ise mahkeme veya icra müdürlüğü kararıyla maaşın en fazla yüzde 25'i veya 3'te 1'i oranında kesinti yapılabilir. 75.000 TL gibi bir ana para borcunda, bu kesinti oranları borcun bitmesine kadar aylık gelir üzerinden düzenli olarak uygulanır.
Şirket sahipleri genellikle kendi şirketlerinin çektiği ticari kredilere kefil olurlar veya şahsi varlıklarını teminat gösterirler. 75.000 TL'lik bir kredi şahsi ihtiyaç kredisi olarak çekilebileceği gibi, tüzel kişilik adına çekilip ortaklar tarafından müteselsil kefaletle desteklenmiş de olabilir. Müteselsil kefalet durumunda, banka doğrudan şirket sahibinin şahsi gelirlerine, maaşına ve mal varlığına haciz koyma hakkını elde eder.
Şirket ortağının limited veya anonim şirket olması durumunda sorumluluklar da farklılaşır. Limited şirket ortakları, şirket borçlarından sadece taahhüt ettikleri sermaye payı oranında sorumlu iken, imza yetkisi bulunan müdür ortaklar veya şahsi kefil olanlar tüm mal varlıklarıyla sorumludur. Dolayısıyla 75.000 TL'lik bir borçta, kefalet veya müteselsil sorumluluk söz konusu olduğunda maaştan yapılacak kesintiler tüm yasal kanallardan icra yoluyla tahsil edilebilir hale gelebilir.
Banka kredisi çekilirken imzalanan tüketici veya ticari kredi sözleşmeleri, bankalara çok geniş yetkiler tanır. Sözleşmenin "Mahsup ve Takas Hakkı" maddesi gereğince, şirket sahibi aynı bankada bulunan herhangi bir hesabına para geldiğinde (maaş, kar payı, havale vb.), banka bu tutarı geciken 75.000 TL'lik kredi borcuna mahsup etme hakkına sahiptir. Bu durum, doğrudan icra dairesi kararı olmaksızın sözleşmesel bir yetkiyle gerçekleştirilir.
Ancak bu durum, şirket sahibinin tüm gelirine el konulabileceği anlamına gelmez. Yargıtay kararlarına göre, bankaların sözleşme yoluyla dahi olsa borçlunun tüm gelirini bloke etmesi veya tamamına el koyması hukuka aykırı bulunabilmektedir. Şirket sahibinin insani yaşam koşullarını sürdürebilmesi için gerekli olan kısmın (asgari geçim tutarı) banka tarafından bırakılması veya yasal oranların (genellikle 3'te 1) gözetilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, şirket sahipleri tüketici mahkemeleri veya icra mahkemeleri aracılığıyla haksız kesintilere itiraz edebilirler.
Şirket sahiplerinin çektiği 75.000 TL kredi sonrasında maaşından yapılabilecek kesinti miktarı, hem imzalanan kredi sözleşmesindeki mahsup hükümleri hem de İcra ve İflas Kanunu'ndaki yasal oranlar çerçevesinde belirlenir. Genel kural olarak maaşın üçte birini aşmayan kesintiler yasal olarak geçerli kabul edilirken, bankalar sözleşmesel yetkileriyle vadesiz hesaplardaki paralara müdahale edebilir. Finansal sıkıntı yaşamamak ve yasal süreçlerle karşılaşmamak adına, kredi taksitlerinin gelir dengesine uygun planlanması ve sözleşme detaylarının dikkatle incelenmesi en doğru yaklaşımdır.
Günümüz ekonomik koşullarında bireyler, ani nakit ihtiyaçları veya büyük harcama planları karşısında ellerindeki finansal varlıkları değerlendirmek
Modern finans dünyasında bireylerin ve işletmelerin finansal sağlığı, büyük ölçüde kredi kayıt büroları tarafından tutulan raporlara endekslidir. B
Bankacılık sektöründe müşteri memnuniyetini artırmak ve finansal süreçleri hızlandırmak amacıyla son yıllarda pek çok dijital yenilik hayata geçiri
Günümüz ekonomik koşullarında hızla değişen faiz oranları ve artan yaşam maliyetleri, geçmişte çekilen kredi ödemelerini zaman zaman ciddi bir fina
Günümüz ekonomik koşullarında bireyler, birikimlerini ve en değerli varlıklarını ev ortamından ziyade bankaların yüksek güvenlikli sistemlerinde ko
Serbest meslek erbabı olarak çalışan avukatlar, büro masrafları, teknolojik yatırımlar veya ani nakit ihtiyaçları için bankaların özel finansman çö
Türkiye genelinde olduğu gibi birinci derece deprem kuşağında yer alan illerimizden biri olan Aydın'da da kentsel dönüşüm çalışmaları büyük bir hız
Türkiye'nin deprem risk grubunda yer alan bölgelerinde yaşayan vatandaşlar için güvenli ve modern konutlarda yaşamak, hayati bir zorunluluk haline
Günümüz ekonomik koşullarında birden fazla kredi kartı kullanmak ve bu kartların asgari tutarlarını ödemekte zorlanmak, pek çok bireyin karşılaştığ
Bankalardan finansman desteği alırken istihdam türü, kredi onay süreçlerinde kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle kamu kurumlarında veya özel sek
E-posta adresinizi bırakarak hemen öğrenin.
Uygun Kredim © 2026 Webicro. Tüm Hakları Saklıdır.
Webicro Yazılım, uygunkredim.com iştirakidir.
Ulubağ Mah. Recep Tayyip Erdoğan Bul. Harran Üniversitesi Teknokent No:57/A İç Kap No:114, Haliliye/Şanlıurfa